Hazır mısınız? Hazırsanız buyrun çünkü terapi muhabbet edilen, benim sadece hayat hikayelerini dinlediğim bir yer değil. Temel bir motivasyon, soru, sorun yoksa kimse kimsenin hayatını saatlerce dinlemez. Katı olmasa da az buçuk diyeyim, soru(n) terapiye gelmeden belirginleştirilmeli.
Semptomların şekli şemali ortada. Peki ama terapi sürecine hazır mısınız?
Sürece hazır olup olunmadığı ile ilgili benim birkaç sorum var:
*Hayatınızdaki hayal kırıklıklarını, reddedilmeleri, iletişimsizlikleri, kovulmaları, tehditleri, şaşkınlıkları tartışmaya hazır mısınız?
*Bunları tartışırken rahatsız ve kırılgan hissetmeye sabrınız olacak mı?
*Sonrasında geçmişi geçmişte bırakmaya sabırsızlığınız olacak mı? Burada sabırsızlığı iyi anlamda yeni davranış şekillerine, davranış repertuarını genişletmeye duyulan mania, yoğun istek, arzu, merak anlamında kullanıyorum. Bu arada, kişi hep beklenilenin dışında davranmaya başlayınca, bu yeni davranışları uygulaya uygulaya daha becerikli yapmaya başlayınca keyfinin de artacağına eminim. Daha somut anlatmam gerekirse, bir kişi bilmeyi hayatının odağına aldıysa ama artık bilinmek de istiyorsa, artık bilinmek için de davranacak.
! Terapi kendine ninni söyleyenlere göre değil. Çünkü terapi fazla uykunun ve reddin bitap düşürdüğünü söyleyen bir disiplin.
! Terapi çocukluk battaniyesine yapışmış olanlar için değil. Çünkü terapinin bir vaadi de dünya işleri için daha profesyonel/usta bir perspektif kazandırmak.
! Tesellilerle geçinenler için değil. Çünkü terapi kişinin teselli edildiği bir yer değil, beğendiği hayatı kürate ettiği bir yer.
Kendi kürasyonlarınızı ve filtrelerinizi beraber oluşturduğumuz bir yer.
BUYRUN LÜTFEN!
