Online Psikoterapi
- Home
- Online Psikoterapi

Online Psikoterapi
Online(Çevrimiçi) Terapi; günümüz psikoterapi pratiklerinde yerini bulmaktadır. Teknoloji araçlarını kullanarak uzaktan yapılan terapidir. Eş zamanlı (telefon ve görüntülü konuşmalar) ve eş zamanlı olmayan (e posta ve yazışmalar) araçlar kullanılabilir. En çok tercih edileni görüntülü konuşmalardır. Ben de bu yazımda online terapi ile video görüntülü online psikoterapiyi kastediyor olacağım. Online psikoterapide mecra dışındaki tüm unsurlar ve ilkeler yüz yüze psikoterapidekiler ile aynıdır. Önceden belirlenmiş günde ve saatte gerçekleşir. Danışandan beklenen, gizliliği koruyabileceği ve bölünmeyeceği bir ortamı sağlamasıdır.
Online psikoterapi uzun yıllardır teknolojik olarak mümkün olsa da istisnai durumlar dışında (terapistin veya danışanın şehir ya da ülke değiştirmesi, bebeği olan anne, babalar, bakım verme durumundaki hasta yakınları) tercih edilmiyordu. COVID-19 Pandemi’sinde hükumetlerin virüsün yayılmasını kontrol etme politikalarının fiziksel mesafeyi, seyahat kısıtlamasını zorunlu tutmasıyla internet tabanlı uygulamalar eğitimde, iş hayatında, eğlenmek, hasret gidermek için ve de psikoterapi ile zihnimizi keskinleştirmek, ruhlarımızı sakinleştirmek için norm haline geldi. Duruma mobil yaşama isteği ve deneyimin elverişliliği (trafikte harcanmayacak zaman) ve de verimliliği eklenince bu uygulamalar psikoterapi de dahil hayatın tüm alanlarının yeni standardına dönüştü. Konu ile ilgili bilimsel araştırmalar, yayınlar ve önceden terapi için online çözümlere karşı olup da pandemide zorunluluktan ötürü kazandıkları deneyimin beklediklerinden çok daha iyi sonuçlar getirmesiyle online terapiyi rutin pratiklerinde kullanır hale gelen terapistlerin ve sadece online terapi talep eden danışanların sayısı arttı. Ruh sağlığı hizmetlerinin çevrimiçi de sağlanabiliyor oluşunun kanalı kalıcı ve daha da yaygınlaşmak üzere açıldı.
Bir çok farklı kıtada, farklı teorik arka planlara sahip bir çok terapistin ve de bir çok danışanın online terapi deneyimlerini merceğe alan araştırmaların desteklediği, online terapinin de yüz yüze psikoterapilerin benzer kalitesinde terapötik bağa izin verebileceği ve de etkili ve verimli olabileceği.
Bütün bu olumlu geri bildirimlerin değerini kabul etmekle beraber konuyu irdelemeye biraz daha titiz bir soru ile devam edebiliriz. Şüpheci akıllara şu soru gelebilir: Gündelik akışımızdan farklı olan psikoterapi etkinliğinde terapist ve danışan anlamı ve hafızayı beraber regüle etmek üzere karşılıklı iletişim halindedirler ve karşılıklı iletişimde bedenler-arasındaki mikro-hareketler, ritim, mesafe, duruş önemli göstergelerdir. Bedenler-arası bir çok ima ve ipucunun tebdil edildiği hatta azaltıldığı online terapiler de terapistlerin, danışanların ve de istatistiklerin gösterdiği üzere yüz yüze terapileri aratmayacak kadar etkiliyse acaba iletişimde bedenler-arası akışın payı çok da yüksek olmayabilir mi? Konuyu mesele edinen araştırmacılar durumu şöyle açıklıyor: sosyal ve de bireysel biliş ancak diğeriyle olan ilişkisel alanda ve de ancak tarafların kendi otonomileriyle niyetlerini önceden belirlenmiş amaca (psikoterapide danışanın sorunlarına çözüm bulabilmesi) çapalanmış olarak tuttuklarında işlevsel, sağaltıcı, faydalı olarak yeniden yapılandırılabiliyor. Diğer bir deyişle 45 dakika ile sınırlandırılmış ve net bir amaca hizmet eden terapi seanslarının mecrasının online ya da offline olması terapötik ilişkinin dönüştürücü doğasını etkilemeyebiliyor. Bununla birlikte video aramalarının son derece geniş bir görsel kanalın da dahil olduğu senkronize etkileşime olanak vermesi sayesinde bedenler-arası iletişimin de aslında sürebiliyor olduğundan da söz ediliyor. Günün sonunda teknoloji hızlı ve kolay seçenekler sunabiliyorsa temkinli adımlarla neden olmasın?
Danışan çevrimiçi ve yüz yüze seanslardan oluşan bir psikoterapi süreci tercih edebilir.
